Hurriyetinpenceresinden

'' YOKTUK, VAROLDUK; VARIZ, BİR GÜN YOK OLACAĞIZ."

BAŞLANGIÇ

LÜTFEN AŞAĞIDAKİ LİNKLERE TIKLAYARAK BLOĞUMUN İÇERİĞİNE BAŞLANGIÇTA GÖZ ATMANIZ SİZİN YARARINIZADIR..TEŞEKKÜR EDERİM.

♠ BLOĞUMUN  ♠ AMACI ♠ 
♣ DEĞİŞMEZLER ♣
♥ MUTLU  ♥ SENELER ♥

Favorilerine eklemek için tıklayın.

Reklamlar
2 Yorumlar »

Soner YALÇIN..

Yorum bırakın »

Hulki CEVİZOĞLU..

Yorum bırakın »

konfor…2

Alışkanlıklarımızdan oluşan KONFOR alanımızı ( Ayşe ÖZGENER ve Sezin SİVRİ’nin ifadesiyle) bir türlü bırakamıyoruz…

Bu konfor alanı diye ifade edilen alan aslında; sıkıntı  ve  problemlerimizin kaynağı, yapay tatmin alanları, huzur ve haz almaktan uzak diyarlardır…Aklımızca güvende kalmak, yanlız kalmamak maksadıyla kendi kendimize yarattığımız özel hapishaneler bu alışkanlıklarımız….Alışkanlıklarımızla duvarlarını ördüğümüz bu özel hapishanemizin dışına çıkmamız şarttır arkadaşlar..

Düşünce kartopu gibidir, ne kadar çok takla attırırsanız o kadar büyür, kontrolü kaybettiğnizde sizi altına alır ve ezer..

Para; kazanırken sizi epey hırpalar (yer) ağız tadıyla zamanında yiyemediğinizde sizi gömer..O sizi yemeden, siz onu keyifle de yemesini becerebilmelisiniz..

Herşeyi kontrolunuza almaya gayret ederseniz, kendi kontrolunuzu kaybettiğiniz gibi, kurmaya çalıştığınız BABİL kulelerini de devirirsiniz.. 

Yorum bırakın »

harman…

Aman bana laf söylemesinler, söyletmeyeyim diye kendini paralayanlar çok..Bir lafa bakarım laf mı, bir de söyleyene bakarım adam mı lafını unutur bu arkadaşlar…Dilin kemiği yok, tutabilmekte herkesin yapabileceği şey değildir..Size söylenenleri iyi ve doğru okumak, analiz etmek önemli..Yeterli ve doğru okumadan üzerinize alınmaya da gerek yok aslında…Sazan gibi atlamak ta pek akıllıca değil..Bir çok ağzının ayarı olmadan konuşanların, iyi niyetli ve samimi olmaları da mümkün değildir..Kişi genellikle konuşurken kendini anlatır, sen sen derken itham ettiği kendisidir aslında…

Genellikle onaylanma derdinde olan insanın, iyiliğine de olsa yanlışını göstermek tepki alır..

Günümüz insanının en önemli problemlerinden biri de; kartopu gibi yuvarlaya yuvarlaya büyüttüğü sanal, yapay ve sahte düşüncelerle beynini harman yerine çevirmesidir.. Beyin yapısı gereği bizi koruma adına bu tür işlemlere yatkındır.. Sağlıklı kullanabilecek kadar beynimizi öğrenebilsek, ihtiyaçlarımıza  uygun alanlarını geliştirebilsek, bize iyi ve faydalı hizmete hazır ama, tembellik, kolaycılık ve BEN (EGO) biliyorum, bilirim, ben ben, ben….Oysa bu dünyadan gidene kadar öğrenmek esastır….

Maslow’un güdüler piramidinin birinci basamağındaki temel ihtiyaçları garanti altına alınamamış, alamamış insanların birçoğu; fare gibi kapandaki peynire, maymun gibi kafesine atılan muza, fıstığa atlarlar..Eğitim ile terbiye edilememiş, adalet ile kontrol altına alınamayan bu insanlar evrimlerini ve ehlileşmelerini tamamlayamadan bu dünyadan göçüp giderler birer köle gibi..

Düşünürün biri insanoğlunun bu dünyada iki fonksiyonu olduğunu söyler..Biri ÜRETİM, diğeri SAVAŞ…Ehlileşemeyenlerin çokluğu, savaşı sürekli hale getirirken, üretimi de yok eder..

Bilgi ve donanımları iyi bir çok arkadaşım, biliyorum, farkındayım ama uygulamada başarılı değilim diyor…Arkadaşlar beyninizin size iyi ve faydalı hizmet edebilmesi için gereken proğramı, uygun çalışma ile yaklaşık 3-6 ayda yükleyebilirsiniz, aksi halde bilirsiniz ama yapamazsınız, kendinize hayrınız pek olmaz….bilginize..

Yorum bırakın »